Çocuğunuz saatlerce ders çalışıyor ama sınavda beklediği sonucu alamıyor. Ya da tam tersi — ders başına oturamıyor, sürekli erteliyor ve sınav yaklaştıkça gerginliği artıyor. Her iki durumda da sorun çalışma eksikliği değil, akademik kaygı olabilir. Kaygı kontrol altına alınmadığında çalışma verimi düşer, özgüven aşınır ve öğrenci bir kısır döngüye girer.
Antalya’daki merkezimizde Pedagog-Uzman Psikolojik Danışman Ş. Nur Kurtuluş Kahyalar, özellikle LGS ve YKS sürecindeki öğrencilere yönelik yapılandırılmış bir akademik kaygı danışmanlığı programı yürütmektedir.
Akademik Kaygı Nasıl Kendini Gösterir?
Her öğrenci sınav dönemlerinde bir miktar stres yaşar. Ancak bazı belirtiler, kaygının normal sınırları aştığına işaret eder:
- Sınav öncesi uyku düzeninin bozulması, gece uyanmaları veya uykuya dalamama
- Çalışma sırasında odaklanamama, okuduğunu hatırlayamama, “kafam çalışmıyor” hissi
- Sınav anında “her şeyi unuttum” paniği — bildiklerini bile yazamama
- Ders başına oturamama, sürekli erteleme, sonra suçluluk duyma
- Baş ağrısı, karın ağrısı, mide bulantısı gibi bedensel belirtiler — özellikle sınav sabahları
- İki uç davranış: ya hiç çalışmama (kaçınma) ya da obsesif biçimde durmaksızın çalışma
Bu belirtiler “tembellik” veya “ilgisizlik” olarak yorumlanabilir. Oysa çoğu zaman altında performans kaygısı, mükemmeliyetçilik veya başarısızlık korkusu yatar.
LGS ve YKS Sürecinde Neden Profesyonel Destek Gerekir?
Sınav hazırlık dönemleri, öğrencinin üzerinde birden fazla baskı kaynağının üst üste bindiği dönemlerdir:
Sınav baskısı. Tek bir sınavın gelecek yılları belirleyeceği algısı, ergenlik dönemindeki bir çocuk için taşınması güç bir yüktür.
Aile beklentisi. Ebeveynler desteklemek isterken farkında olmadan baskı oluşturabilir. “Daha çok çalış”, “arkadaşların şunu yaptı” gibi kıyaslamalar kaygıyı artırır.
Akran karşılaştırması. Sosyal medyada paylaşılan deneme sonuçları, sınıf sıralamaları, özel ders yarışı — öğrenci sürekli kendini başkalarıyla kıyaslar.
Ergenlik + akademik stres birleşimi. Beden değişiyor, kimlik sorgulanıyor, arkadaşlık dinamikleri karmaşıklaşıyor — bunların üstüne yoğun akademik baskı ekleniyor.
Kaygı düzeyi belirli bir eşiği aştığında öğrencinin bilişsel kapasitesini doğrudan etkiler. Çalıştığı halde verim alamaz, bu da kaygıyı daha da artırır. Bu döngüyü kırmak, çoğu zaman yalnızca motivasyon konuşmalarıyla mümkün olmaz.
Danışmanlık Sürecinde Neler Yapılır?
Program, öğrencinin yaşına ve sınav sürecine göre yapılandırılır. Çalışma alanları:
Kaygının kaynağını anlama. Her öğrencinin kaygı profili farklıdır. Birinde mükemmeliyetçilik, diğerinde aile baskısı, bir başkasında geçmiş sınav travması ön plandadır. İlk aşamada bu kaynak netleştirilir.
Düşünce kalıplarını dönüştürme. “Başaramazsam her şey biter”, “herkes benden daha iyi” gibi felaketleştirici düşünceler bilişsel davranışçı yaklaşımla (BDT) ele alınır. Öğrenci, düşüncelerinin gerçekliğini sorgulama ve daha dengeli bir bakış açısı geliştirme becerisi kazanır.
Sınav stratejileri ve zaman yönetimi. Verimli çalışma planı oluşturma, konu önceliklendirme, deneme sınavlarını değerlendirme — akademik koçluk boyutuyla desteklenen pratik araçlar.
Gevşeme ve başa çıkma teknikleri. Nefes egzersizleri, kas gevşetme, sınav anında sakinleşme stratejileri gibi hemen uygulanabilir teknikler öğretilir.
Aileyle çalışma. Ebeveynlere çocuğun kaygısını artırmadan nasıl destek olabilecekleri konusunda rehberlik sunulur. Baskı ile ilgi arasındaki ince çizgi birlikte çizilir.
“Sınav kaygısı yaşayan öğrencilerde en sık karşılaştığımız durum, ailenin ‘daha çok çalış’ diyerek çözüm aramaya çalışması. Oysa çocuk zaten çalışmak istiyor ama kaygı buna izin vermiyor. Önce kaygıyı yönetmek, sonra çalışma verimliliğini artırmak gerekiyor — sıra önemli.”
— Uzman Psikolojik Danışman Ş. Nur Kurtuluş Kahyalar
Sıkça Sorulan Sorular
Kaç yaş için uygun?
Program 10 yaş ve üzeri öğrenciler için yapılandırılmaktadır. LGS sürecindeki ortaokul öğrencileri ve YKS sürecindeki lise öğrencileri en sık başvuran gruptur.
Sınavdan ne kadar önce başlanmalı?
İdeal başlangıç sınavdan 3-6 ay öncesidir. Ancak daha kısa sürede de öğrenciye sınav anı stratejileri ve kaygı yönetimi teknikleri kazandırılabilir. Erken başlamak, becerilerin içselleştirilmesi için daha fazla zaman tanır.
Ebeveyn de sürece katılır mı?
Evet. Düzenli aralıklarla ebeveyn bilgilendirme görüşmeleri yapılır. Evdeki tutum ve yaklaşım, sürecin etkinliğini doğrudan etkiler.
Danışmanlık yalnızca yüz yüze mi yapılıyor?
Hayır. Antalya’daki merkezde yüz yüze görüşmelerin yanı sıra online danışmanlık hizmeti de sunulmaktadır. Online görüşme hakkında bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.
Uzman Psikolojik Danışman Ş. Nur Kurtuluş Kahyalar ile akademik kaygı danışmanlığı hakkında bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz. Detaylı bilgi ve randevu için 0 242 318 00 81 veya 0 542 284 36 22 numaralı hatlardan ulaşabilirsiniz.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel değerlendirme yerine geçmez. Madde kullanımı şüphesinde tıbbi değerlendirme için bir sağlık kuruluşuna başvurmanız önerilir.

